Kötülüğü nasıl hayal edersiniz? Kan dondurucu planlar yapan bir sosyopat, vicdanını tamamen kaybetmiş bir iblis ya da doğuştan karanlık bir ruh mu? Yüzyıllar boyunca edebiyat ve felsefe, kötülüğü hep “olağanüstü” ve “radikal” bir çerçevede ele aldı. Ta ki 1961 yılında, Kudüs’te cam bir kafesin içinde yargılanan sıradan görünümlü bir adam, tüm bu ezberleri bozana dek.