Baktığında ye-mek, iç-mek,
hatta yaşa-mak gibi,
sıradan bir fiil.
Ama öyle değil işte…
Yaşasın Yalnızlığım…
Kalp insanı hep hataya sürükler.
En iyisi aklınla yoluna devam edip, yalnız kalmak.
Yaşasın haklı ve gururlu yalnızlığım…
Ontolojik Hata!
İnsanlığın en büyük hatası,
hiçlik içinde var olma çabası…
Kırık Aynalar…
İnsanlık yere düşen ayna gibi,
her parçasında farklı bir yüz.
Tanınmaz hale geldik ama çeşitlilikten uzak,
hatta insanlıktan bile uzak…
Ruhun sonsuzluğu…
Sonsuz ruhun hapsolduğu bir beden düşünün. İmkanlarına mekanın dar olduğu. Hangi hapishane duvarı ağır gelir buna. Ve hangi ceza daha ağırdır vicdan ve yaşamın yanında…
Öyle işte…
Attığı çöpten daha pis insanlar tanıdım. Üzeri pis kokan ama adam gibi adam olan insanların tırnağını olamayacak insanlar. Ve ne ilginçtir ki üzülen hep adamlar oldu bu dünyada. Adalet, çokta iyi birşey değil sanırım.
Kıyamet planı…
Dünyadaki tüm insanlar ortak bir karar alıp intihar etseler, Tanrının kıyamet planı suya mı düşer?
Problem büyük…
İnsanlar yaşamdan daha zor. Bazıları havuz problemlerinden bile zor. Yetmiyor onlarca musluk doldurmaya. Keşke daha basit bir yolu olsaydı yaşamı anlamlandırmanın. Ama o zaman da sınavın ne manası kalırdı diyebilirsiniz. İşte o sınav ücreti ödeyebileceğimiz kadar ucuz olmasaydı da hiç girmeseydik. Belki o zaman daha mutlu olabilirdik kim bilir???
Ölüm hakkı üzerine…
Dünya üzerindeki tüm hukukların ilk maddesi olan “yaşam hakkı” bir kandırmacadan ibarettir.
Çok mu?
Kafamda bir İsmet Özel şiiriyle, neşedertaşk dinleyip, Franz Kafka bakışıyla, Oğuz Atay okumak istiyorum.
Çok mu?
Kafamda bir İsmet Özel şiiriyle, neşedertaşk dinleyip, Franz Kafka bakışıyla, Oğuz Atay okumak istiyorum.