Saçma Bir Hikaye

Duyguların yitip gittiği, duygusuzlaştığı bir zaman dilimiymiş. Ormanların kralı aslan, kendi topraklarında yalnız ve huzurlu bir hayat yaşarmış. Herkes ondan korkar ve alanına yaklaşmaya çekinirmiş.

Bir gün dişi bir aslan kazara bizim yalnızın alanına girmiş ve onun heybetinden, alanına sahip çıkışından o kadar etkilenmiş ki ona aşık olmuş. Bu dişi o kadar güzelmiş o kadar güzelmiş ki bizimkinin gönlünü çalmayı başarmış. Ve dillere destan olmayan bir düğünle… Yok yok abartmayalım ama eş olmuşlar. Aradan belli bir zaman geçtikten sonra dişi aslanımız bizimkini kendine benzetmeye başlamış. Bizimki de aşık tabii, o ne derse yapmaya çalışmış. Onun gönlünü hoş tutabilmek için yanından ayrılamaz, heybetini koruyamaz olmuş. Birde çocukları olmuş bu aşıkların. Dişi, bizimkini iyice hantallaştırmış ve güçten düşürmüş. Bizimki artık yarım tur bile koşamaz hale gelmiş. Bunu gören çakallar birkaç deneme yapmışlar ve aslanın alanını sürekli ihlal eder olmuşlar. Ve aslanın artık eski aslan olmadığına kanaat getirmişler. Bir plan yapmışlar ve bir gece baskınıyla çocuklardan birini kaçırmaya karar vermişler. Bizimki ve dişi uyurken dalmışlar alana ve ikisinin gözü önünde kaçırmışlar küçük aslanımızı. Aslan bunu görmüş arkalarından koşmaya çalışmış ama yetişememiş hantal. Eve geri dönen aslana dişimiz sert çıkmış ve demiş ki “Sen benim tanıdığım o aslan değilsin artık.”  Dişimiz çocuğunu da alıp gitmiş. Bizimki de kalmış yapayalnız. Bu acıya dayanamamış ve çakalların önüne atmış kendini. Bir nevi intihar etmiş. Sabah olduğunda pişman olup evine dönen dişi aslan onun parçalanmış cesediyle karşılaşmış ve oracıkta kalpten ölmüş. Kalp sorunu varsa demek. Sonuçta hikaye benim ve istediğim gibi bitirebilirim. 

Şimdi soru şu: “Kim haklı kim haksız?” 

Ailesini koruyamayacak duruma düşen, yalnız ve güçlü aslanımız mı? 

Yoksa onu bu haliyle beğenip daha sonra onu değiştirip tüm güçlerini aldıktan sonra ondan nefret eden dişi mi?

Yol

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir